DİYANET İLMİHALİ (ORUC) ORUCUN MAHİYETİ ve ÖNEMİ ÖZETLERİ

Merhaba Arkadaşlar bu yazımda diyanetin ilmihal  kitabından  akaid  konusunu  özetlerini çıkarmaya çalışacam   ORUCUN MAHİYETİ ve ÖNEMİ konusunu ele alacagımsoru ve görüşleriniz için  soru cevap  bölününden yazabilirsiniz …

ORUCUN MAHİYETİ ve ÖNEMİ

Oruç Farsça’daki rûze kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Arapça’sı savm ve sıyâmdır. Savm kelimesi Arapça’da “bir şeyden uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak, engellemek” anlamında kullanılır.

Fıkıh terimi olarak ise, imsak vaktinden iftar vaktine kadar, bir amaç uğruna ve bilinçli olarak, yeme içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir.

İmsak, Arapça’da, “kendini tutmak, engellemek” anlamına gelir.

FARZ ORUÇ

Farz olan oruç denince, ramazan orucu kastedilir ve zaten tayin edilmiş, önceden belirlenmiş (muayyen) olan oruç da budur. Mazeretli veya mazeretsiz olarak tutulamadığı zaman, başka bir zaman kazâ edilmesi de aynı şekilde farzdır.

VÂCİP ORUÇ

Nezir (adak), kişinin dinen yükümlü olmadığı bir ibadeti yapmayı kendisi için bir yükümlülük haline getirmesidir. Kişi, oruç tutmayı adamışsa, bu adak orucunu tutması vâciptir. Adak adanırken, orucun tutulacağı gün belirlenmişse, meselâ falan ayın falan günü gibi, bu muayyen bir vâcip olur ve orucun belirlenen günde tutulması gerekir. Nezredilen itikâf orucu da belirli günde tutulacağı için muayyen vâcip sayılır. Orucun tutulacağı gün belirlenmemişse gayr-i muayyen vâcip olur ve dilediği mubah bir günde tutabilir.

Başlanmış nâfile bir orucun bozulması durumunda bunun kazâ edilmesi Hanefîler’e göre vâciptir. Mâlikîler ise kazânın farz olduğunu söylemişlerdir. Şâfiî’ye ve Mâlik’ten başka bir rivayete göre ise, nâfile orucun kazâsı gerekmez.

NÂFİLE ORUÇ

Farz ve vâcip olan oruçların dışında tutulan oruçlar nâfile oruç olarak isimlendirilir.

Oruç Tutmanın Mendup Olduğu Günler

  1. Şevval Orucu. Ay takviminde ramazan ayından sonraki ay, şevval ayıdır. Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Bu oruçların bayramın hemen arkasından peş peşe tutulması daha faziletli olmakla birlikte ay içerisinde aralıklı olarak tutmak da mümkündür.

 

  1. Aşure Orucu. Muharrem ayının onuncu gününe “âşûrâ” denilir. Hz. Peygamber’in bugünde devamlı olarak oruç tuttuğu rivayet edilmiştir. Fakat sadece o günde oruç tutulması doğru görülmemiş, bunun yanında bir önceki veya bir sonraki günün de oruçlu geçirilmesi tavsiye edilmiştir.

 

 

  1. Her Ay Üç Gün Oruç. Her aydan üç gün oruç tutmak, bunu özellikle her ayın 13, 14 ve 15. günlerinde yapmak müstehap kabul edilmiştir. Kamerî takvim (ay takvimi) hesabına göre bugünlere “eyyam-ı bîd” denir.

 

  1. Haram Aylarda Oruç. Haram aylar olarak anılan zilkade, zilhicce, muharrem ve receb aylarında, perşembe, cuma ve cumartesi günleri oruç tutmak müstehaptır.

 

  1. Dâvûd Orucu: Gün aşırı oruç tutmak yani bir gün oruç tutup ertesi gün tutmamak, Peygamberimiz tarafından “savm-ı Dâvûd” olarak nitelenmiş ve bu şekilde oruç tutmanın faziletli olduğu ifade edilmiştir.

 

ORUÇ TUTMANIN YASAK OLDUĞU GÜNLER

 

Oruç tutmanın yasak olduğu günlerin başında bayram günleri gelir. Peygamberimiz iki vakitte oruç tutulmayacağını bildirmiştir ki birisi ramazan bayramının birinci günü, diğeri kurban bayramı günleridir (Buhârî, “Savm”, 67). Ramazan bayramının sadece birinci gününde ve kurban bayramının dört gününde oruç tutmak haramdır (bir görüşe göre tahrîmen mekruh).

 

Hayız veya nifas halinde kadınların oruç tutmaları haramdır; oruç tutmaları halinde tuttukları oruç geçerli olmayacağı gibi günah işlemiş olurlar. Onlar bugünlere denk gelen ramazan oruçlarını daha sonra kazâ ederler.

 

Bazı günlerde oruç tutmak ise çeşitli sebeplerle mekruh sayılmıştır. Meselâ; sadece aşure gününde oruç tutmak yahudilere benzemek ve onları taklit etmek anlamını içerdiği için mekruh sayılmıştır.

 

Şek günü oruç tutmak mekruhtur. Havanın bulutlu olması gibi sebepler yüzünden şâban ayının yirmi dokuzundan sonraki günün şâban ayına mı yoksa ramazan ayına mı ait olduğu konusunda şüphe meydana gelirse, bugüne “şek günü” denilir. Bugünün ramazan ayına ait olup olmadığında kuşku bulunduğu anlamına gelir. Bugün herhangi bir oruç tutmak mekruhtur.

 

İki veya daha fazla günü, arada iftar etmeksizin birbirine ekleyerek oruç tutmak mekruhtur. Buna visâl orucu (savm-i visâl) denir.

 

ORUCUN RÜKÜN ve ŞARTLARI

İbadetlerde rükün, o ibadetin meydana gelmiş sayılabilmesi için bulunması zorunlu olan ana unsurlar demektir. Orucun rüknü, oruç süresince yeme içme ve cinsî ilişkiden uzak durma anlamına gelen “imsak”tir. Orucun vücûb sebebi ise vakittir, yani ramazan ayının girmesidir. Buna göre, yükümlülük şartlarını taşıyan kimsenin ramazan ayına ulaşması oruç emrinin fiilen ona yönelmesi anlamına gelir.

Oruç Tutmamayı Mubah Kılan Mazeretler

  1. Sefer. Namaz bölümünde belirtildiği üzere sefer (yolculuk) hali, genellikle, sıkıntı ve meşakkatli olduğu için yolcu olanlara birçok konuda kolaylıklar getirilmiştir. Geceden niyetlendiği orucu tutarken, gündüzün yola çıkmak durumunda kalan kimse, Hanefîler’e göre, bu orucunu tamamlasa daha iyi olur; fakat bozması durumunda kefâret gerekmez.
  2. Hastalık. Hastalık da birtakım ruhsatların sebebi olan bir durumdur. Yüce Allah, bölüm başında zikredilen âyette hiçbir kayıt getirmeden hasta olanların, iyileştikleri bir vakitte oruç tutabileceklerini ifade etmiştir.
  3. Gebelik ve Çocuk Emzirmek. Gebe veya emzikli olan kadınlar, kendilerine yahut çocuklarına bir zarar gelmesinden korkmaları halinde oruç tutmayabilirler. Bunlar bir yönüyle hasta hükmünde oldukları gibi, onlara bu ruhsatı tanıyan hadisler de bulunmaktadır.
  4. Yaşlılık. Dinimiz oruç tutmaktan âciz olan yaşlı kimselerin oruç tutmasını istememiş, bunun yerine, tutamadıkları her gün için bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermelerini öngörmüştür.
  5. İleri Derecede Açlık ve Susuzluk. Oruçlu bir kimse açlıktan veya susuzluktan dolayı helâk olacağından, beden ve ruh sağlığının ciddi boyutta bozulacağından endişe ediyorsa veya böyle bir şeyin olması tecrübeye veya doktor raporuna göre kuvvetle muhtemel ise, orucunu bozması câiz olur. Hatta ölüm tehlikesi açıksa oruç tutması haram olur.
  6. Zor ve Meşakkatli İşlerde Çalışmak. Esas itibariyle bir insanın ibadetlerini normal bir şekilde yapmasını engelleyecek zor ve ağır işlerde çalışması veya çalıştırılması doğru değildir.

GEÇERLİLİK ŞARTLARI

Orucun sahih (geçerli) olması için, oruç tutmaya niyet etmiş ve orucu bozacak şeylerden kaçınmış olmak şarttır.

Niyet

Diğer ibadetlerde olduğu gibi oruç ibadetinde de niyet şarttır. Şâfiîler ve bazı Mâlikîler niyeti rükün saymışlardır.

  1. Hanefîler’e göre ramazan orucu, nâfile oruçlar ve vakti belirtilmiş adak (nezr-i muayyen) oruçlarının niyet etme vakti gün batımından başlayıp ertesi günün kuşluk vaktine hatta öğle namazı vaktinin girmesinden az önceki vakte kadar devam eder. Öğle vakti girdikten sonra artık hiçbir oruca niyet edilemez.
  2. Zimmette sübût bulmuş oruçlara ise en geç imsak vaktine kadar niyet edilmiş olması ve orucun belirlenmesi gerekir. Orucun zimmette sübût bulma-sı, oruç borcunun kaçınılmaz bir şekilde kesinleşmiş, sabit hale gelmiş olması demektir. Meselâ başlanmış fakat bir sebeple tamamlanamamış nâfile orucun kazâsı zimmette sabit olmuş, borçluğu kesinleşmiştir.

Niyetle İlgili Bazı Ayrıntılar.

  1. İçinde bulunulan gün, güneş batmadan önce ertesi günün orucuna niyet edilemez.
  2. Güneş battıktan sonra herhangi bir oruca niyet edilmesi halinde, ikinci fecre kadar yeme, içme ve cinsel ilişkide bulunmak niyete ve oruca zarar vermez.
  3. Oruç tutup tutmayacağında tereddüt olması durumunda veya niyetin bir şarta bağlanması durumunda niyet gerçekleşmiş olmaz. Niyet, kesin azim ve karar demektir.
  4. Ramazanda, ramazan orucundan başka oruç tutulamayacağı için, hangi oruca niyet edilirse edilsin ramazan orucu yerine geçer.
  5. Hem kefârete hem de nâfileye niyet edilerek tutulan oruç, kefâret orucu yerine geçer; fakat hem kazâya hem de yemin kefâretine niyet edilerek tutulan oruç, her ikisi de vâciplik açısından eşdeğer olduğu için, hiçbirinin yerine geçmez, nâfile olur.

Sahura kalkıp yeme ve içme de niyet yerine geçer.

  1. Tutulamamış ramazan oruçlarını kazâ ederken, bir belirleme yapmaksızın, “kazâsı gereken oruca” diye niyet edebileceği gibi, belirleme yaparak da niyet edebilir. Üzerinde çok sayıda kazâ borcu varsa “kazâsı gerekli ilk oruca” diyerek niyet edilebilir.

Orucu Bozup Kaza ve Keffaret Gerektiren Şeyler

  1. Mazeretsiz, oruçlu olduğunu bilerek bir şeyi yemek ve içmek.
  2. Dışarıdan buğday, arpa, pirinç veya bir susam tanesi kadar bir şeyi alıp yutmak.
  3. Oruçlu olduğunu bile bile cinsel ilişkide bulunmak. Karı kocadan biri ötekine zorla cinsel ilişkide bulunduğu takdirde, zorla ilişkide bulunana kaza ve kefaret, kendisine zorla ilişkiden bulunulan kişiya ise kaza lazım gelir.
  4. Sigara içmek, ödağacı veya amber ile tütsülenip dumanını içeri çekmek.
  5. Enfiye çekmek.
  6. Buğday ve arpa tanesi yutmak.
  7. Az miktarda tuz yemek.
  8. Kan aldırdıktan veya sadece karısını öptükten sonra orucu bozulduğu kanatiyle bile bile orucunu bozmak.

Keffareti Düşüren Şeyler

Kefareti gerektiren bir şeyi yaparak orucunu bozan kimse, aynı gün oruç tutamayacak derece hastalanır veya kadın ay hali yahut lohusa olursa kefaret düşer.

Orucu Bozup Yalnız Kazayı Gerektiren Haller

  1. Un, hamur, bir defada çok miktarda tuz ve zeytin çekirdeği gibi yenilmesi ya da yutulması mutat olmayan şeyleri yemek veya yutmak.
  2. Taş, toprak, demir, altın, gümüş gibi şeyleri yutmak
  3. İçi olmayan ceviz ve badem yutmak
  4. Boğazına kaçan kar veya yağmuru kendi isteği olmayarak yutmak.
  5. Başkasının zorlamasıyla orucu bozmak
  6. Dişleri arasında nohut tanesi kadar kalan yemek kırıntısını yutmak.
  7. Abdest esnasında ağzına ve burnuna su alırken kendi elinde olmayarak boğazına su kaçması.
  8. Unutarak yiyip içtikten sonra orucunun bozulduğunu zannederek yiyip içmek.
  9. Kendi isteği ile ağız dolusu kusmak.
  10. Kendi isteği ile içine veya genzine duman çekmek. Kendi isteği ile olmazsa oruç bozulmaz, içeri çekilen duman sigara dumanı olursa keffaret gerekir.
  11. Güneş batmadığı halde, battı zannederek iftar etmek.
  12. İmsak vakti geçtiği halde daha vakit vardır zannederek yemek içmek.
  13. Cinsel ilişki dışında kadına dokunmak veya öpmek sonucu boşalmak.
  14. Ramazan orucundan başka bir orucu bozmak.
  15. Misafir iken oruca başlayıp ikamete niyet ettikten sonra yemek.
  16. Mukim iken oruca başlayıp sefer mesafesi yolculuğa niyet ederek bulunduğu yerin sınırlarını geçtikten sonra orucu bozmak.

Orucu Bozmayan Şeyler

  1. Oruçlu olduğunu unutarak yemek, içmek ve cinsel ilişkide bulunmak.
  2. Bir suya dalıp kulağına su kaçmak.
  3. Kendi isteği olmayarak boğazına toz ve duman kaçmak.
  4. Kendi isteği olmayarak kusmak.
  5. Kendiliğinden içeriden gelen kusuntunun yine kendiliğinden içeri gitmesi.
  6. Uyurken ihtilam olmak.
  7. Dokunma ve öpme olmadan sadece bakmak veya düşünmek sebebiyle boşalmak.
  8. Eşini öpmek.
  9. Geceleyin cünüp olan kimsenin sabaha kadar yıkanmayıp gündüz yıkanması.
  10. Dişler arasında sahur yemeğinden kalan ve nohut miktarından az olan kırıntıyı yutmak.
  11. Ağzındaki tükrüğü yutmak.
  12. Ağzına gelen balgamı yutmak.
  13. Kafasından burnuna gelen akıntıyı içine çekip yutmak.
  14. Ağzına aldığı meselâ, dişine koyduğu ilacın tadını boğazda hissetmek.
  15. Gözlerine sürme çekmek.

Oruçluya Mekruh Olan Şeyler

  1. Bir şey tatmak.
  2. Gereksiz olarak bir şey çiğnemek.
  3. Kendine güveni olmayan kimsenin hanımını öpmesi ve kucaklaması.
  4. Tükrüğünü ağzında biriktirip yutmak.
  5. Kan aldırmak veya ağır bir işte çalışmak gibi kendisini zayıf düşüreceğine kanaat getirdiği bir iş yapmak.

RAMAZAN ORUCUNUN KAZÂSI

Ramazandan bir gün veya daha fazla oruç tutmayan kimselerin, bunları kazâ etmeleri gerektiğinde görüş birliği vardır. Tutmama hastalık, yolculuk, hayız, nifas ve benzeri özürler sebebiyle, yahut kasten veya yanılarak niyeti terketmek suretiyle olabilir. Her ne sebeple olursa olsun gününde tutulamamış ramazan orucunun kazâ edilmesi gereklidir. Aynı şekilde kefâret, adak veya başlanıp bozulmuş nâfile oruçların kazâsı da gereklidir.

Ramazan orucunun kazâsı yasak günler dışında her zaman yapılabilir. Şâfiîler’e göre ise bir ramazanda kazâya kalmış orucun, gelecek ramazana kadar kazâ edilmesi gerekir. Bir ramazanın kazâ borcu yerine getirilmeden, öteki ramazan gelecek olursa, kazâ borcuna ilâveten bir de fidye ödeme yükümlülüğü ortaya çıkar.

KEFÂRET ORUCU

Hanefîler, kefâret seçeneklerinde sıra gözetmenin gerekli olduğunu savundukları için öncelikle iki ay peş peşe oruç tutmayı, bu mümkün olmazsa diğer seçenek olan altmış fakiri doyurma seçeneğinin uygulanabileceğini ileri sürmüşlerdir. Mâlikîler ise, sıra gözetmeksizin herhangi bir seçeneğin yerine getirilmesini yeterli görmüşlerdir.

Araya hayız ve nifas gibi doğal mazeretlerin girmesi durumu kefâret orucunun peş peşe oluş özelliğine zarar vermez. Bu haller geçtikten sonra yeniden niyet edilerek kalınan yerden devam edilir.

ISKAT-I SAVM

Iskat-ı savm, birinin sağlığında iken yerine getirmediği oruç borcunun fidye yoluyla telâfi edilmesi, düşürülmesi anlamına gelmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.